Ana sayfa Genel Güncel Erdoğan’ın danışmanından ‘Demirtaş’ açıklaması

Erdoğan’ın danışmanından ‘Demirtaş’ açıklaması

87
0

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması yönündeki kararını değerlendirdi Hürriyet’e konuşan Uçum, “AİHM kararı, kendi içerisinde Türkiye’yi haklı bulduğu tespitlerle çelişmektedir Çünkü bir yandan tutuklanmasında bağımsız bir gözlemciyi ikna edecek düzeyde suç işlediği yönünde makul şüphe var derken, diğer yandan tutuklamanın devamının siyasi saiklere dayandığını belirtmiştir Bu

kararının kendi içindeki en büyük çelişkisidir ve mahkemenin yerleşik içtihatlarına da aykırıdır. AİHM kararda Türk yargılama makamlarının yargılama yetkisini kötüye kullandığı ve sözleşme hükümlerini bariz bir şekilde önemsemediği iddiasını kabul etmemiştir. Hükümete tebliği edilmemiş bir olay ve olguyu karara dayanak oluşturamaz. Halbuki kararda başvuranın hem referandum hem de 24 Haziran seçimleri sürecinde tutuklu olması 18. maddenin ihlal sebeplerinin gerekçeleri olarak sayılmıştır. Oysaki karara konu AİHM başvurusu 20 Şubat 2017’de yapılmıştır. Başvuru dışındaki olay ve olguların ihlal kararına gerekçe yapılması isabetli değildir” dedi.

AİHM’in tutukluluğun devamında hukuki değil siyasi bir amaç güdüldüğü yönündeki kararının hukuki olmaktan ziyade tamamen siyasi değerlendirme olduğunu belirten Uçum, “Türkiye’nin ayrılıkçı terör ve şiddete karşı ya da ayrılıkçı faaliyetlere yönelik önlem almasını hukuk görüntüsü altında engelleme çabasıdır. Bunun kabul edilmesi asla ve asla mümkün değildir. AİHM aslında hukuki açıdan değerlendirme yaptığında Türkiye’yi yedi konuda haklı görmüşken, siyasi değerlendirme yaptığında üç konuda Türkiye’ye haksızlık yapan tespitlerde bulunmuştur. Hele Türkiye’yi bütünlüğünü koruma çabasına yönelik hususlarda hukuk enstrümanı üzerinden mahkûm etme çabası AİHM’i güvenilmez bir yargı merci durumuna düşürmekten başka bir şeye yaramaz” ifadelerini kullandı Kararın 7 hâkimli daire tarafından verilmiş olduğunu ve henüz kesin olmadığını söyleyen Uçum şu açıklamalarda bulundu: “Taraflar üç ay içerisinde (20 Şubat 2019 tarihine kadar), kararın bir de Büyük Daire tarafından incelenmesi amacıyla itiraz edebilirler. Tarafların bu yönde iletilebilecekleri bir talep, Panel tarafından (5 hâkim) incelenecektir. Üç aylık süre içerisinde itiraz edilmemesi veya itirazın Panel tarafından reddedilmesi üzerine AİHM kararı kesinleşmektedir. Bu bakımdan karar, en erken (itiraz olmaması halinde) 20 Şubat 2019 tarihinde kesinleşecektir. Sözleşmenin 46. maddesi gereğince yönlendirici nitelikte olarak AİHM kararı ancak bu şekilde kesinleştikten sonra hüküm ifade edebilecektir. Karar henüz kesin olmadığı için sözleşmenin 46. maddesi anlamında hüküm ve sonuç doğuracak nitelikte bir karar değildir. Karar bu şekilde kesinleşmiş olsa dahi, Türkiye yargı yerlerinin kararlarını yeniden ele alması, değerlendirmesi ve AİHM’nin gerekçelerini de dikkate alarak kararını vermesi ile AİHM kararına uymuş olur.

Bir Cevap Yazın