Ana sayfa Genel Güncel Salih Müslim’den PKK ve Türkiye açıklaması

Salih Müslim’den PKK ve Türkiye açıklaması

290
0

Suriye Kürtleri, demokratik haklarını talep eden 2004 Qamislo ayaklanmasından bu yana Suriye rejimi ile doğrudan çatışıyorlardı. Ülkede devrim başladığında, Kürt halkı da katıldı ve onların varoluşlarının meşru haklarının anayasal olarak tanınabileceği özgür ve demokratik bir Suriye talep etti. PYD eski eş başkanı Salih Müslim İsrail’in Haaretz gazetesine ‘Türkiye için Bütün Kürtler teröristtir’ başlıklı bir makale yazdı.

Müslim makalede, o zaman devrimin gidişatının değişeceğini ve Suriye’deki Kürt meselesinin, Türkiye tarafından Suriye ihtilafı ile çözüm yolunda büyük bir engel teşkil edeceğini bilmiyorduk sözlerine yer verdi. Müslüman Kardeşler’in ideolojisini izleyen Türkiye, Suriye için kendi planlarına sahipti. O ülkedeki gücün, Müslüman Kardeşler hareketinin elinde olmasını istedi. Suriye cumhurbaşkanı Ankara’yı reddettiğinde Türkiye, tüm muhalifleri, milisleri ve hatta sivil toplum kuruluşları ile Suriye muhalefeti için güvenli bir sığınağa dönüştü. Türkiye ayrıca, Suriye muhalefeti için eğitim merkezleri açtı, onlara silah ve askeri teçhizat ve malzeme sağladı ve Suriye Kürtleriyle kimsenin ilgilenmemesi gerektiğini belirtti. Tam olarak böyle oldu.Kürtler, muhalefetin Kürt varlığını tanımalarını ve Kürt meselesine yönelik çözümün, demokratik bir Suriye’nin kurulacağı muhalefetin gelecekteki planının bir parçası olmasını istedi. Ancak muhalefet, bütün hizipleriyle birlikte, Türkiye’nin isteği üzerine bunu yapmayı reddetti. Daha sonra Türkiye, IŞİD’i  bölgelerine göndererek Kürtleri yok etmeye karar verdi.  

Kürtler Kobanê’de IŞİD’i mağlup ettiğinde, Türkiye’nin kirli hileleri tüm dünyaya açıklandı. Terörizme karşı uluslararası koalisyon Kürtlerin yanında durmaya ve IŞİD’in işgal ettiği bölgeler serbest bırakılıncaya kadar terör örgütü IŞİD ile savaşmaya karar verdi. Türkiye, ilişkili fraksiyonlarını göndermek yerine kendi başına müdahale etmek zorunda kaldı. Rojava ve ardından Efrin’i; kendi politikalarını aşmak, bölgenin demografisini değiştirmek ve Kürtlerin varlığını sona erdirmek için minimum ahlaki, insani değerler ve normlar standartlarından yoksun bir şeklide işgal etti. Türkiye, Kürtlerin meşru haklarının bir kısmını kazanacağı korkusuyla Suriye krizine siyasi bir çözüm bulmak için tüm uluslararası çabalardan uzak durma çabasında. Biz ve müttefiklerimiz Cenevre, Astana ve Soçi görüşmelerinden dışlandık.  Ayrıca, Türkiye, Kürtleri korumasız bırakmak için Suriye’deki Kürt güçlerini (YPG/DSG) PKK’ye bağlı göstererek Suriye’deki Kürtleri terör listesine sokmaya çalışıyor.

‘Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Neden Kürtlere ya da “Kürdofobi” düşmanlığı var?’ Bu sorunun cevabı, Ermeniler, Süryaniler (Asurlar), Romalılar, Pontus ve Kürtler gibi imha edilen halkların kalıntıları üzerine kurulu olan Türk devletinin tarihindedir. 1984’ten bu yana devam eden PKK isyanına kadar Türklerin Kürtlere karşı yaptığı düzinelerce katliama rağmen, Kürtleri yok etmekte başarısız oldular. Türk devleti, 1929’da Kızıl Kürdistan’ı, Atatürk’ün Stalin’le, ardından da 1945’deki Mahabad Cumhuriyeti’nin Müttefiklerle ilişkileriyle ortadan kaldırmasını sağladı. İran ile Saddam Hüseyin arasındaki 1975 Cezayir Anlaşması Başûr’daki Kürt isyanını ortadan kaldırdı.‘Türkiye, her Kürdü PKK üyesi olarak görüyor’ Şimdi, ‘Bu durumda şu soru ortaya çıkıyor: Neden Kürtlere ya da “Kürdofobi” düşmanlığı var?’ Bu sorunun cevabı, Ermeniler, Süryaniler (Asurlar), Romalılar, Pontus ve Kürtler gibi imha edilen halkların kalıntıları üzerine kurulu olan Türk devletinin tarihindedir. 1984’ten bu yana devam eden PKK isyanına kadar Türklerin Kürtlere karşı yaptığı düzinelerce katliama rağmen, Kürtleri yok etmekte başarısız oldular. Türk devleti, 1929’da Kızıl Kürdistan’ı, Atatürk’ün Stalin’le, ardından da 1945’deki Mahabad Cumhuriyeti’nin Müttefiklerle ilişkileriyle ortadan kaldırmasını sağladı. İran ile Saddam Hüseyin arasındaki 1975 Cezayir Anlaşması Başûr’daki Kürt isyanını ortadan kaldırdı.‘Türkiye, her Kürdü PKK üyesi olarak görüyor’ ŞimdiTürkler, Rojava’da, 1992’de Başûr’da yaptığımız aynı hatayı yapmayacağımızın farkındalar. Başka bir deyişle, eğer böyle bir yol bulabilirlerse “hatalarını” düzeltirler diyorlar. 1984’ten bu yana Türkiye, ülke içindeki Kürt devrimi ortadan kaldırmak için her türlü baskı ve kirli şeyleri uyguladı. , Demokratik olarak seçilmiş temsilciler aleyhindeki cinayetler, tutuklamalar, kötüye kullanma, yerinden olma ve haksız cezalara rağmen yargılanmadan hapsedilmeler… Bunlar başarıya ulaşamadı. Türkiye Kürdfobisi çekiyor ve her Kürt’ü, ortadan kaldırılması gereken PKK üyesi olarak görüyor. Başka bir deyişle, Türkiye ile birlikte PKK’ye karşı savaşan Kürtler hariç tüm Kürtler teröristtir.  PKK’yi terör örgütü olarak nitelendirmeyen her ülke, Türk devletiyle normal ilişkiler kuramaz.Bu nedenle, Türkiye dışındaki Kürtler de dahil olmak üzere herkesten PKK ile kendi adına veya onun yanında savaşmasını ister. Bunu yapmayan herkes terörist olarak kabul edilir veya PKK ile bağlantılıdır. Bu gerçeğe dayanarak, Suriye’de siyasi bir çözüm isteyen veya isteyen herkes önce Türk devletiyle bu karmaşık konuyu ele almalıdır. 

Bu da ancak Türk devletinin Kürtlerle uzlaşı sonucu olur.Türkler, Rojava’da, 1992’de Başûr’da yaptığımız aynı hatayı yapmayacağımızın farkındalar. Başka bir deyişle, eğer böyle bir yol bulabilirlerse “hatalarını” düzeltirler diyorlar. 1984’ten bu yana Türkiye, ülke içindeki Kürt devrimi ortadan kaldırmak için her türlü baskı ve kirli şeyleri uyguladı. , Demokratik olarak seçilmiş temsilciler aleyhindeki cinayetler, tutuklamalar, kötüye kullanma, yerinden olma ve haksız cezalara rağmen yargılanmadan hapsedilmeler… Bunlar başarıya ulaşamadı. Türkiye Kürdfobisi çekiyor ve her Kürt’ü, ortadan kaldırılması gereken PKK üyesi olarak görüyor. Başka bir deyişle, Türkiye ile birlikte PKK’ye karşı savaşan Kürtler hariç tüm Kürtler teröristtir.  PKK’yi terör örgütü olarak nitelendirmeyen her ülke, Türk devletiyle normal ilişkiler kuramaz.Bu nedenle, Türkiye dışındaki Kürtler de dahil olmak üzere herkesten PKK ile kendi adına veya onun yanında savaşmasını ister. Bunu yapmayan herkes terörist olarak kabul edilir veya PKK ile bağlantılıdır. Bu gerçeğe dayanarak, Suriye’de siyasi bir çözüm isteyen veya isteyen herkes önce Türk devletiyle bu karmaşık konuyu ele almalıdır. Bu da ancak Türk devletinin Kürtlerle uzlaşı sonucu olur.

Bir Cevap Yazın